İlmihâl Saati programının bu bölümünde dinleyicilerden gelen sorulara Dr. Ahmet Hamdi Yıldırım Hocamız cevap veriyor. İlk soruda, trafik kazalarında kusurlu tarafın mağdur tarafa ödemesi gereken tazminatın dinen caiz olup olmadığı ele alınıyor. Hocamız, adaletin önemine vurgu yaparak, zarar gören tarafın zararının izale edilmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca bir işe başlarken tevekkülün anlamı ve taharet konuları da tartışılıyor. Bu noktada, dinimizin özünü yansıtan adalet ve empati ilkeleri ön planda tutuluyor. Programda, çeşitli dini meseleler ve pratik hayattaki yansımaları hakkında bilgiler veriliyor.
Bu programda Dr. Ahmet Hamdi Yıldırım Hocamız şu sorulara cevap veriyor;
1. İki aracın karıştığı bir trafik kazasında, kusurlu tarafın mağdur tarafa ödediği araç değer kaybı ve araçtan mahrum kalma bedelini almak dinen caiz midir?
2. Bilerek dinden çıktıktan sonra tevbe edip kelime-i şehadet getiren birinin gusül abdesti alması şart mıdır?
3. Bir işe başlarken ilk adımı atıp sonucu tamamen Allah'a havale etmek dini açıdan uygun mudur?
4. Bir kimse bilmeden ömür boyu necis elbiseyle namaz kılsa namazı geçerli olur mu?
5. Şer'i ve meşru kavramları arasında fark var mı?